Memurlar Vakfi
 09.09.2010 Perşembe
Ana Sayfa Hakkımızda Kamu Aktüel Mevzuat Atamalar Sınavlar Soru-Cevap İlanlar Tebrik ve Taziye Üyelik  

''DOSTLUK ÜZERİNE'' BİR ETKİNLİK

 

Türkiye Diyanet Vakfı'nın, Ankara'da bir 'Kadın Faaliyetleri Merkezi' olduğundan haberiniz var mıydı, bilmiyorum, ama herhalde haberiniz olmak gerekir.

Zira, 'Kadın Faaliyetleri Merkezi'nin yaptığı ve gerçekleştirdiği entelektüel etkinliklerin, özellikle 'Kadın ve İslam' gibi problematik bir konu üzerinde olumlu ya da olumsuz görüşler öne sürmeden önce, mutlaka izlenmesi gereken etkinlikler olduğunu düşünüyorum. Bu etkinlikler izlendikçe, birçoklarının 'İslam ve Kadın' ilişkisi üzerindeki olumsuz önyargılarının, radikal değişikliğe uğramasının ziyadesiyle muhtemel olduğu kanaatini taşıyorum. Bunu söylerken abartmıyorum, inanın!

'Kadın Faaliyetleri Merkezi' geçen hafta Cuma günü akşamı, Ankara'da, Türkiye Diyanet Vakfı'nın Kocatepe Konferans Salonu'nda bir etkinlik düzenledi: 'Dostluk Üzerine'. Konuşmacılar, Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, Prof. Dr. Ahmet İnam, Prof. Dr. Kenan Gürsoy ve bendim. Protokol konuşmalarını Devlet Bakanı Prof. Dr. M. Sait Yazıcıoğlu ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu yapacaklardı. Bakan, bir görev dolayısıyla, Başkan da yurtdışında bulunduğu için gelemediler. Keşke orada olsaydılar da, Kocatepe Konferans Salonu'nu tıklım tıklım dolduran, neredeyse tümü kadın izleyicilerin, konuşmaları nasıl büyük bir heyecanla izlediklerine tanık olsaydılar, diye düşündüm.

Burada bir önemli konuyu açmam gerekiyor: Kadın Faaliyetleri Merkezi üyesi olan ya da üye olmadıkları halde bu konuşmaları izlemek için oraya gelen kadınlarımızın çoğunun başı açıktı. Kapalı olanlar da vardı elbet;- ama herkes birbiriyle, etkinliğin adını hayata geçirircesine 'dost'tular ve 'gönül ehli' olmanın müstesna olgunluğuyla, Yahya Kemal'in bir rübaisinde dilegetirdiği gibi, kalpleri, 'birbirini aksettiren ayineleri (aynaları)' andırıyordu, gerçekten...

Konuşmacılar, 'dostluk' meselesini birbirinden farklı bağlamlarda ele aldılar. Kimimiz tasavvufi, kimimiz felsefi kimimiz de edebi bağlamda irdeledik 'Dostluk'u... Benim konuşmam daha çok, şiirin dostluk'u nasıl ele aldığıydı. Söze, lise Fransızca kitabımızdaki ilk metni, 'La Camaraderie' ('Arkadaşlık') diye başlayan o metni anarak başladım. Tuhaftır, bu metin neredeyse tümüyle belleğimde kalmış: 'La camaraderie est le commencemet de l'amitié' ('Arkadaşlık, dostluğun başlangıdır') diye başlıyordu o metin ve 'toutes camarades sont les amies en esperance' ('Bütün arkadaşlar, birer dost olma umudu verirler') diye de devam ediyordu. Bazı arkadaşlıkların dostluğa dönüştüğünü, bazılarınınsa sadece 'arkadaşlık' olarak kaldıklarını belirtiyordu o yazı.

Ben, oradaki konuşmamda arkadaşlık ile dostluk arasına 'aşinalık'ın konulması gerektiğini önesürdüm. Aşinalık, bana göre, arkadaşlıktan öte, ama dostluk kertesinde yakınlığı işaret etmeyen bir ilişkidir. Divan şiirimizde, 'dostluk'tan çok, 'aşinalık'tır öne çıkan: Nef'i'nin 'Rind-i aşkız, hasılı, Nef'i-i biperva gibi/Aşinaya aşina, biganeye biganeyiz' beytini sıklıkla tekrarlarım;- Fuzuli'nin 'Saba, kuyunda dildarın nedir üftadeler hali/Bizim yerden gelirsen bir haber ver aşinalardan' dizesini de! Yine Fuzuli'nin 'Esir-i gurbetiz biz, senden özge aşinamız yok'u hep belleğimdedir;- tıpkı Yahya Kemal'in o müstesna 'Erenköyü'nde Bahar' şiirindeki şu dize gibi: 'Bir aşk oluverdi aşinalık'!

Galiba, 'dost' sözü daha çok Halk şiirimizde görülür. Âşık Veysel'in, dostluğun 'sadakat' anlamına geldiğini belirten o bildik şu beytini hatırlamak yeter: 'Dost dost diye nicesine sarıldım/Benim sadık yarim kara topraktır.' Konuşmamı Bacon'un 'Dostluk Üzerine' adlı denemesine atıfta bulunup, Cahit Külebi'nin 'Dost' şiiriyle bitirdim.

Türkiye Diyanet Vakfı Kadın Faaliyetleri Merkezi'nin çok değerli yöneticisi, sevgili Ayşe Sucu kızımıza şükran borçluyuz. Hem bu etkinlikte 'dostları' bir araya getirdiği için, hem de Merkez'in Ankara'da, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı'ndaki ofisinde, benim de yakından tanık olduğum değerli faaliyetleri için! Orada zaman zaman, Prof. Dr. Saim Yeprem'in, Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün'ün, Prof. Dr. Kenan Gürsoy'un, Dr. Fahri Demir'in ve benim söyleşilerimiz oluyor,-Ayşe Sucu sayesinde...

Bizim sevgili dostlarımız vardır;-aziz dostlarımız, gönül dostlarımız, can dostlarımız vardır ve elbette Allah dostu olanlarımız da...

Dost'un tanımı mı? Halden anlayan'dır dost! Söze gerek kalmaz...

30 Nisan 2008, Çarşamba

 

 

n
n
n
n
n
n
n
n
         SON DAKIKA HABERLERI
         Duyurular
Demokrasi Ve İnsan Hakları Platformu Evet Diyor.

Yöneticiler Meva İftarında Buluştu.

Vakıf Gönüllüleri İftarda Buluştu.

Aile İçi İletişim Semineri Yapıldı.

       Hava Durumu:   ANKARA
            Yemek Tarifleri

Yönetim  | Subelerimiz  |  Kulüplerimiz  |  Ufuk Dergisi  |   Iletisim

Izmir Cad. No:24 / 5 Kizilay / Ankara Tel: 312 418 94 20 Faks: 0 312 425 60 66
Temmuz - 2009 ©  MEVA Bilgi Islem

Hosting